top of page

BABA Kimdir?

  • Yazarın fotoğrafı: opkolektif
    opkolektif
  • 17 Şub
  • 2 dakikada okunur

Cinsiyetler arası eşitsizliği anlamak için önce “baba” figürünü tarihsel yüklerinden ayırmamız gerekiyor. Bugün birçok kültürde baba, çoğu zaman evin içindeki yetişkin bir insandan çok, tarihten taşınan ilkel kabile şefinin gölgesi gibi konumlanır. Evde duyulan basit bir cümle bile — “Baban geliyor…” — biyolojik babayı değil, eskilerin cezalandırıcı ve keyfi otoritesini çağırır. Oysa tarihin erken dönemlerinde babanın ilk işlevi ceza vermek ya da korku yaratmak değildi; anne–çocuk birliğini desteklemek ve yaşam koşullarını kolaylaştırmaktı. Yani baba, önce bir “bakımın sürdürücüsü”, bir “düzen getirici”ydi; şef değil. Fakat zamanla toplumlar örgütlendikçe, güç merkezleri ortaya çıktıkça, bu figür giderek şeflik ve otoriteyle özdeşleştirildi. Baba, birey olmaktan çıkıp bir “kural koyucu”, bir “yas temsilcisi” hâline getirildi. Bu tarihsel gölge hâlâ birçok evde yaşamaya devam ediyor. Aynı süreç devlet tarihinde de görülebilir: İlk topluluklardaki şef nasıl keyfi bir güce sahipse, devletler de çoğu zaman bu şefliğin genişletilmiş biçimi gibi davranır. Güç merkezleri büyür ama mantık çoğu zaman aynıdır: Keyfilik, cezalandırma, üstün konumdan konuşma.


Bugün asıl ihtiyacımız olan şey, hem aile içinde hem toplum düzeyinde şu ayrımı yeniden kurmaktır: Baba, şef değildir. Ve devlet, kabile şefinin büyütülmüş hâli olmak zorunda değildir. Baba ancak kendi bireyselliğiyle, bakım rolüyle ve insan oluşuyla görüldüğünde; devlet ise gücü keyfilikten arındırdığında, ilişkiler daha adil bir zemine kavuşur. Gerçek dönüşüm, eski şeflerin gölgesinden çıkabildiğimiz yerde başlar. Babanın temsil ettiği yasa, kimin güçlü olduğuna göre değişen bir “buyruk” değil; herkes için geçerli olan bir sınır, bir güvenlik alanıdır. Böylece çocuk hem anneyle ilişkisini düzenleyen bir üçüncü figüre sahip olur hem de dünyanın sadece güçlünün dediğinin olduğu bir yer olmadığını deneyimler.


Ailedeki gerçek dönüşüm de devletteki gerçek dönüşüm de aynı yerden başlar: Baba şef olmaktan vazgeçtiğinde, yasa keyfilikten; toplum da korkudan özgürleşir.

 
 

Bu site Nope Dijital Tarafından Tasarlanmıştır.

bottom of page